1926'da Ankara Polatlı'nın Ömerler beldesinde dünyaya geldi. Şiir, öykü ve roman yazarı. Çifteler Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'nde öğrenim gördü.

Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü'nü bitirdi. Çeşitli il ve ilçelerde öğretmenlik yaptı. İlk şiirleriyle öyküleri 1945, 1946'da Köy Enstitüleri dergisinde yayınlandı. Yoğun bir duygusallıkla toplumsorunları üzerine  şiirler yazdı.

 

(Fotoğraflar: Ahmet Yıldız - 2013)

 

Köy Enstitülü yazarlarımızdan Talip Apaydın dün yaşamını yitirdi. Apaydın, Ağustos ayından beri Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde yatıyordu

YENİ yeni bilincine vardığım Köy Enstitüleri gerçeğiyle beni buluşturan “Karanlığın Kuvveti: Köy Enstitüsü Yılları”nı (1967) okuduktan sonra kitabın arkasına tarih düşmüşüm ve her nasılsa o kitap on yılları aşıp gelmiş bugüne kadar. O zamanlar bu kitabın bende yarattığı sarsıntıyı hâlâ unutamıyorum. Aradan 50 yıla yaklaşan bir zaman geçti ve bugün bile, gerek ülkemizin gerekse eğitimimizin sorunlarıyla ilgili ilk bilgileri edinmiş olduğum bu kitap aklımdan çıkmadı. “Karanlığın Kuvveti: Köy Enstitüsü Yılları”, bir aydınlanma, özgürleşme, çağdaş, adaletli ve eşitlikçi bir toplum kurma savaşımına girmiş olan Cumhuriyetimizin karşısına dikilen kara güçlerin yakın tarihimizde yaptığı kötülüklerin ilk önemli adımı olan Köy Enstitüleri’ni anlamada ve kapatılmasının ardındaki gerçeği kavramada bana ve bizim kuşağa çok şey öğretmiştir.


TONGUÇ BABA’NIN GÖREVİ


Talip Apaydın, “Bu kitabı ‘Tonguç Baba’nın saygıdeğer hatırasına sunuyorum. Son görüşmemizde, ‘enstitüye nasıl girdiniz, nasıl okudunuz, bu duruma nasıl geldiniz, biriniz bunu anlatın,’ demişti. Geç de olsa ben bu görevi yerine getiriyorum,” notuyla sunduğu “Karanlığın Kuvveti”nde çocukluğundan başlayarak Enstitü yıllarını anlatıyor bize. Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman sevinçli, kimi zaman umutlu, kimi zaman coşkulu anlarla, anılarla ve olaylarla dolu olan bu kitap, o yılların öğretmenlerinin başucu kitaplarından biri olmasının yanı sıra, ülkemizin gerçeğine yurtsever bir aydının tuttuğu ışıldaktan öğreten bir sunum olarak kültür tarihimizdeki yerini alıyor.


Talip Apaydın’ın Köy Enstitüsü ikinci sınıfındayken ilk yazısı Köy Enstitüleri Dergisi’nde yayımlanır (1945). Şiir ve küçük düzyazıları bu dergiden başka Varlık, Doğuş, Yüceldergilerinde yayımlanmaktadır. İşte Talip Apaydın’ı Talip Apaydın yapan serüvenin başlangıcı ve temeli budur ve bu temel üzerinde yükselen bir eğiticilik ve yazarlık serüveni başlar sonra. Onun bu serüveninden izleri de “Akan Sulara Karşı” (1985) adlı anılarında görürüz.


Öğrencilik yıllarında tutmaya başladığı köy notlarını derleyerek yayımlar: “Bozkırda Günler” (1952). 


APAYDIN’IN ROMAN DÜNYASI


Şiirler yazar: “Susadım bozkırlar ortasında/ kurudu dudaklarım/ Çağırmayın gelemem/ Bir tas su uzatın/ Çabuk olun biraz/ Beni kurtarın.” dizelerinden oluşan Susuzluk adlı şiirinin de yer aldığı ilk şiir kitabı “Susuzluk”u (1956) çıkarır. İlkinden 43 yıl sonra, “Kırsal Sancı”adını verdiği ikinci şiir kitabı çıkar. Yaşamının temel gerçeği olan aydınlanmacılığını şiirlerinde de ortaya koyar: “İşte gene kasım ayı / Oturup Atatürk’ün nutkunu okumalı / Göreceksiniz dünya aydınlık / Çözülüp gidecek kafanızdaki bulanık.”


Romanlar yazar: 1958’de yayımladığı “Sarı Traktör”, “enstitülüler kuşağının ilk romanı” olur. Türkiye’de tarımda makineleşme özlemi gibi o dönemde çok yeni olan bir konuyu işleyen bu romanıyla kuşağının yazarları arasında önemli bir yer edinir. Bütün bir köyün kişileri vardır romanda, ama asıl kişi “traktör”dür. 1959’da ikinci romanı olan, kırsal kesimdeki su sorununu işlediği ve büyük yankı uyandıran”Yarbükü”nü yayımlar. 


1960’lı yıllarda aydınlatma atağındadır. “Emmioğlu”;”En çok sevdiğim romanım” dediği, tüm zorluklara direnen bir çobanın onurla direnişinin anlatıldığı, temeli insana güvenmek olan “Yoz Davar”;”Ortakçılar”ı (Ortakçının Oğlu); bir “halk romanı” olan “Ferhat ile Şirin”... “Define”de, “uygarlıklar kavşağı” Anadolu’da çok yaygın olan define arayıcılığını işlerken köylünün saflığını ve nasıl kandırıldığını irdeler. Kurtuluş Savaşı dönemi ve sonrasındaki Türk köylüsüne merceğini tuttuğu”Toz Duman İçinde”yi çıkarır. “Tütün Yorgunu” ile “1976 Madaralı Roman Ödülü”nü alır. Köyden kente göç konusunu ele aldığı “Kente İndi İdris”;Kurtuluş Savaşı yıllarının köylülerini temel alan, ama kasabalı ve kentli çeşitli kesimlerden insanların olaya yaklaşımlarını da anlatan “Vatan Dediler”yayımlanır. Kurtuluş Savaşı üçlemesinin son kitabı “Köylüler” ile “Orhan Kemal Roman Armağanı”nı kazanır. 

 

“Ateş Düşünce, Öte Yakadaki Cennet, Koca Taş,Yolun Kıyısındaki Adam, Duvar Yazıları, Hendek Başı, Kökten Ankaralı,Hem Uzak Hem Yakın,Karabasan,Sıradışı Öyküler,Öykülerle Çizgiler: Eski-Yeni Öykülerden Bir Seçki” öykü kitaplarıdır. Bir oyun yazar:”Bir Yol”ve yazılarını “Bilgiden Bilince Eğitim”adlı kitabında bir araya getirir. “Toprağa Basınca, Dağdaki Kaynak, Biz Varız” adlı romanlar ve “Yangın, Çalgıcı Recep, Güzel İnsanlar, Elif Kızın Elleri, Aloo Çocuklar, Merdiven” adlı öykü kitapları onun çocuk kitaplarıdır.


Talip Apaydın, Cumhuriyet devrimlerinin görkemli bir eğitim ve özgürleşme atağı olan Köy Enstitüleri aydınlığının Türkiye’ye bir armağanı olarak yaşamıyla ve yazdıklarıyla var olan bir ustasıydı. 
O, Köy Enstitülerinden süzülen örnek bir Cumhuriyet aydınıydı.

 

Öner Yağcı



TALİP APAYDIN'IN ESERLERİ 

ŞİİR:
Susuzluk (1956) 

ROMAN: 
Sarı Traktör (1958) 
Yarbükü (1959) 
Emmioğlu (1961) 
Yoz Duvar (1973) 
Tütün Yorgunu (1975) 
Vatan Dediler (1981) 

ÖYKÜ: 
Ateş Düşünce (1959) 
Öte Yakadaki Cennet (1972) 
Duvar Yazıları (1981) 
Hendekbaşı (1984) 
Hem Uzak Hem Yakın (1985) 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)