Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur’ şarkısının babası geri dönüyor!

Müzik

Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur’ şarkısının babası geri dönüyor!

90'lı yılların ortasında kocaman papyonu ve gözlüğüyle “Ben Sizin Babanızım” şarkısını seslendiren Barbaros Hayrettin hayatımıza girdi. Hayrettin, absürt komedi öğeleri barındıran şarkısı ve klibinde aslında müziğini ciddiye almayanlarla dalga geçmek istiyordu. Şarkıcı, müzik için attığı ilk adımları Hürriyet'ten Eda Solmaz'a anlattı:

“Kütahya’da doğdum ve lise için Eskişehir’e gittim. İlk önce Azot 57 Orkestrası ile sahne aldım. Onların davulcusu askere gitmek zorunda kalmıştı. Bir davulcu arıyorlardı. Ben de kendi kendime evde tencere kapakları ile davul çalıyordum.

Ama hiç profesyonel denememiştim. Gençlik cesareti ile ‘ben çalarım’ dedim. Sonra bana, mecbur kaldılar. İlk sahnem yılbaşındaydı.

Kafamda hep müzikle ilgili hayaller vardı. Büyük ablam Almanya’ya gideceğini söyledi ve ‘benimle beraber gel’ dedi. Ablamla 79 yılında Almanya’ya geldik, bir daha da geri dönmedim. Tek derdim müzikti.”

Hayrettin’in, Berlin’e yerleştiği ilk zamanlarda Doğu ile Batı’yı birleştiren bir müzik grubuyla yolları kesişiyor:

“Berlin’e ilk geldiğimde buradaki müzik ortamının nasıl olduğunu merak ediyordum. Türk Danış diye bir yere gidiyordum. Orada müzisyenlerle tanıştım. Grubun davulcusu yoktu.

Bunlarla çaldım. Sonra kendim gruplar kurmaya başladım. Oryantal pop üzerine çalışmalar yapıyorduk. Eski türkülerimizi değiştirerek çalıyordum.

Kobra diye ünlü bir grubumuz oldu. Berlin’de çeşitli yerlerde sahne almaya başladık. Kendi müziğimizi ürettik. Oryantal rock türünde işler yaptık. Türk-Alman müzik yarışmasında birinci olduk.

Ardından oradaki Alman bir yapımcı bizi çok enteresan bulduğunu ve plak yapmak istediğini söyledi.

Havalara uçtuk. 83 yılında Alman mecmuaları bizimle röportaj yapmaya başladı ve ‘4 Türk genci sesini duyuruyor’ dedi. Türkiye’de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne aldık. Konserimize MFÖ, Seyyal Taner izledi.”

Ana haberlerde ‘Türkiye aradığı babasını buldu’ diye beni duyuruyorlardı. Şarkı Türkiye’yi ikiye böldü. Kimi ‘süper mizah’, kimiyse ‘neyin babası’ diye söylendi. Bu sayede Aziz Nesin ile tanıştım. Benimle görüşmek istemiş. Bayılmış benim şarkılara. ‘Seni kutlarım, mizahla görsel olarak renkleri birleştiren bir insanı ilk defa görüyorum’ dedi. Sayın babamız Süleyman Demirel ile de görüştüm. Demirel, esprili bir şekilde ‘Biraz abest olmuyor mu ben burada babayken’ dedi.

Şarkı sözlerini laf olsun, torba dolsun diye yazdım. Konserlerde 10 kere aynı şarkıyı istiyorlardı. İstanbul sokaklarında saatlerce imza dağıttım. Bir gün bir otobüs Etiler’in ortasında bir anda durdu. İçinden insanlar çıktı, benimle tanışmak ve imza almak istedi.

Barbaros Hayrettin, “Ben Sizin Babanızım” şarkısının ortaya çıkış hikayesini şöyle anlatıyor:

“Almanya’daki Kobra grubumun yapımcısı, ‘Plaklarınız Avrupa’da çok iyi gidiyor ama Türkiye’de müziğinizi hiçbir şirkete kabul ettiremedik’ diyordu. Ben de müsait zamanda Türkiye’ye gidip kendimizi anlatmaya karar verdim. Plakları alıp bazı bildiğim şirketlerin kapısını çaldım ve bana ‘Bunlar güzel ama ticari açıdan bize bir şey getirmez’ dediler. Çok moralim bozuldu ve birkaç hafta sonra gelip başka şeyler dinleteceğimi söyledim.

Almanya’ya döndüğümde bu olanlara sinirlendim. Şunu fark ettim, biz kitap okumayı sevmiyoruz ama resimlerine bakmayı seviyoruz. Müzik kültürü insanların çoğunda yok. Bir arkadaşımın stüdyosuna gittim ve küçük klavyemin düğmesine bastım ‘tik tak tik tak’ diye ritim tutmaya başladım. Ardından ‘Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur’ diye sözleri söylemeye başladım. Arkadaş yerlere yattı gülmekten. Şarkıyı da gülmekten kaydedemiyordu. Abartılı anlatmaya başladım her şeyi.

Bir hafta sonra Türkiye’ye bu şarkıyı götürdüm. Şarkıyı duyar duymaz durdular ve ‘olay bu’ dediler. Ardından arkadaşımın şirketinde şarkıyı çıkarmaya karar verdim.

Mizahla müziği birleştirdim. Buna görsel açıdan da absürt bir klip çektim. Kocaman gözlük, papyon ve renkli bir ceket giydim. Klip televizyona çıktığı ilk an ise bomba etkisi yarattı.”

Herkes beni soydu sonunda iflas ettim

Barbaros Hayrettin, Türkiye’de güzel geçen birkaç yılın sonunda Almanya’ya dönmeye karar veriyor:
“Bir komedi dizisi yapmaya karar verdik. Adı da ‘Ben Sizin Babanızım’ olacaktı. Ama yapım şirketiyle anlaşmazlıklar oldu. En verimli zamanımda beni çok üzdüler. Hakkımı yedirmek istemedim. Berlin’e kırgın döndüm. Hayallerim vardı. Orada iyi bir program yapımcısı olup, insanlara ışık tutmak istiyordum. İnsanlara da kendimi tam tanıtamadım. Hep hop hop, zıp zıp uçarı bir adam olarak hafızalarda kaldım.”
Şarkıcı daha sonra Berlin’e dönünce ticarete atıldığını söylüyor: “Bir kanalın Avrupa yayınında 2000’lerin başında bir sene Deniz Seki ile şov programı yaptık. O bittikten sonra arkadaşların tavsiyesiyle ticarete atıldım. Mükemmel dükkanlar açıp kapattım. En sonunda First Class isminde Kreuzberg’te bir bar açtım. Mustafa Sandal, Bendeniz, Nadide Sultan, Selami Şahin hepsini getirip programlar yaptırdım. Ortam şahaneydi. Ne yazık ki arkadaşlarımın gazabına uğradım. Herkes beni soydu ve sonunda iflas ettim 8 yıl sonra... Ticari hayata son verdim.”

Barbaros Hayrettin, şimdilerde iki çocuğu ve eşiyle Berlin’de yaşıyor. Şarkıcı, yeni müzik çalışmaları yaptığını söylüyor: “Sakin bir hayat yaşıyorum burada. Şimdi biraz sağlık sorunlarım var. Kemiklerimle ilgili bir sorun. Zamanında çok hareketli ve bereketliydim de... Onlar biraz beni durdurdu. Ama yeni müzik çalışmaları yapmaya başladım. Yeter ki insanlar ruhlarını yaşlandırmasınlar.

Güzelliklere ve sevgiye beynimizi açık tutmalıyız. Bu sefer hem Avrupa hem de Türkiye için... Yine gündeme geleceğim. Yine çok keyifli ve düşündürücü şarkım var. Ben şu anda hanımın yanında iç güveysi olarak geçiniyorum. Bazen edisyon ücretleri geliyordu. Onlar da azaldı. Küllerimden yeniden doğacağım.”

Kaynak: Eda Solmaz / Hürriyet

Gerçekedebiyat.com

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.