SSCB - Finlandiya Kış Savaşı ve Ukrayna

SSCB - Finlandiya Kış Savaşı ve Ukrayna

'Tarih tekerrürden ibarettir' demişti atalarımız. Yaşadığımız olaylar ve savaşlar bu ata sözünü haklı çıkarıyor.

Savaşlar arasında da benzerlikler oldukça fazla. Hele Rusya'nın kendi sınırında iki savaş var ki....

30 Kasım 1939 günü toplam dört Sovyet ordusu, binlerce tank, topçu birlikleri ve uçaklarla Finlandiya sınırına dayandı. Bu yığınak ABD'nin Normandiya çıkartmasında kullandığı gücün üç katı kadardı.

1939 Kış Savaşı, ateşin buzla imtahanı, Finlandiya'nın varolma derdinde-SSCB'ninse kendince et derdinde olduğu ve yalnızca Sovyet saflarından bir milyon askerin yaşamına mal olan tarihin en kanlı savaşlarından biriydi. Finlandiya kayıpları konusunda açıklama yapmadı.

Finlandiya'da yaşanan bu dramla Ukrayna savaşı benzerlikler taşıyor.

1939 kış savaşının en önemli nedeni Rusya'yı gittikçe endişelendiren Hitler Almanyası'nın Finlandiya'yı kendine göre elemanlaması ve Karelia üzerindan Rusya'ya yapılacak saldırı endişesiydi. Ayrıca Stalin sınırının dibinde böylesine karşıt bir ülke istemiyordu. Almanya daha önce 1918'de yaşanan Finlandiya iç savaşında Kızıllar'a karşı Batı yanlısı beyaz orduyu destekleyip zafer kazandı. Bu olaydan sonra Finlandiya Kuzey Avrupa'da Alman etki alanı haline geldi.

Kış savaşının başlangıcında da tıpkı Ukrayna gibi Sovyet hava kuvvetleri, ilk başkent Helsinki olmak üzere Finlandiya'daki muhtelif hedefleri havadan ve karadan vurdu. Daha sonra ülkenin doğusundan cephe açıldı.

Bu savaşta bir de 'gelin alayı' olayı yaşandı. Şimdi günümüzdeki savaşa geliyoruz..

1939 Kış Savaşı'nda Alman Nazi askerleri ve uçakları Finlandiya saflarında savaştı, hatta Kola-Karelia bölgesinin derinliklerine kadar harekatlar yaptı. Bugün Ukrayna'da da çoğunluk olamasalar da Neo Nazi savaşçıları olduğu belgelendi.

Savaşın çıkış nedeni ve gelişmesi çok benzerlikler taşıyor. Finlandiya doğusundan ve güneyinden toprak kaybetti, Ukrayna da şimdiden aynı durumda; Doğudan ve güneyden kaybediyor.

Dinyeper, Odesa, Kırım, Azov Denizi demek Rus Çarlığı tarihi demektir. Rusya bırakmıyor. Birinci derece akraba Slav ülkesinin aleyhine dönmesini kabullenemiyor.

Şimdi gelelim gelin alayına.

Kuzeyden Kiev'e yürüyen 64 kilometrelik zırhlı birliklerden oluşan konvoya kamuoyumuzda 'gelin alayı' harekatı yakıştırması yapıldı.

Daha önce Finlandiya ve Rusya arasında yaşanan kış savaşı sırasında da buna benzer bir olay yaşandı.

Ukrayna'daki konvoy Rus birliklerinin Ukrayna savaşındaki üçüncü hamlesiydi.

İkinci hamlede doğu hattından ormana giren Sovyet birlikleri ağır kayıplar verdi. Çoğu açlıktan, pusuda ya da donarak can verdi. Kış savaşında başkent Helsinki'nin ülkenin kuzeyiyle ilişkisini kesmek için yapılan 'Suomussalmi' harekatı da Sovyet ordusunun üçüncü hamlesiydi.

Adını bir sınır kasabasından alan Suomussalmi harekatına SSCB 44. Kolordu askerleri katıldı. Sovyet askerlerinin aldığı emir Finlandiya'yı doğudan batıya keserek Fin topraklarını ikiye ayırmaktı. Başkent ülkenin kuzeyiyle irtibatta olamayacaktı. Rekor bir kış yaşanıyordu ve soğuk eksi 40-50'lere kadar düşüyordu. Finlandiya ormanına giren Rus birlikleri kuzeyden ve güneyden pusu kurulan o buzdan ormanda, gerekli mühimmat desteği alamadı. Askerler bir yandan soğuk hava şartları, diğer yandan pusular ve yetersiz lojistik destek nedeniyle başarısız oldu.

Bu başarısız yarma harekatına yüz tank, 135 topçu mekanizması, 50 silahlı araç ve otuz bin Soyet asker katıldı. 1500'ü esir alındı. 5000 kadarı canını kurtarabildi ve diğer binlercesi öldü.

Bu başarısızlıktan sonra Joseph Stalin sorumluları infaz ettirdi ve general Semjon Timosjenko'yu birliklerin başına getirdi.

Şimdi de Rus ordusunun komutasında değişiklikler yapılıyor.

Rusya sınırından aşağıya doğru hedef yumuşatılmadan, öncü birliklerle güzergah temizlenmeden yapılan bu 64 kilometrelik mekanize birlik sevkiyatında 'gelin alayı' gibi Kiev otoyoluna tek sıra halinde önlerinde bir polis arabası eskortuyla gayet sakin çıkmaları ve daha sonra kayıplar vererek başarısızlığa uğramaları 1939 kışındaki 'Suomussalmi' harekatına işte bu yüzden çok benzemekte. İkisi de sanki bile bile lades.

Boris Yeltsin döneminde gerçekleşen ve Çeçenista'da Cevher Dudayev'i devirmek için yapılan ilk harekat da aslında başka bir 'gelin alayı' vakasına sahne oldu. Grozni'ye apar topar sokulan mekanize birlikler kurulan tuzaklamalar ve anti tank roketleriyle imha edildi. Buna rağmen Rusya'nın başarısı daha sonraki harekatlarla geldi.

Sayın okuyucu, aslında sözüm şu ki üçüncü defadır paldır küldür 'gelin alayı' gönderen Rusya bir türlü gelini alıp gelemedi, buna rağmen sonunda kazanan Rusya oldu.

Finlandiya Doğa harikası göl ve ormanlar bölgesi Karelska-Vyborg yaklaşık 55.000 km2 ve Kola yarımadasına doğru Karelia'daki yerleşim birimlerini ve orman alanlarını kaybetti.

Çeçenistan'da Dudayev devrildi ve Çeçenistan federasyona bağlı bir bölge haline geldi. Gürcistan'dan Güney Osetya ve Abhazya kopartıldı.

Şimdi de Ukrayna toprak kaybediyor. Finlandiya doğusundan ve güneyinden toprak kaybetti. Ukrayna da doğusundan güneyinden toprak kaybediyor.

Bu konuda Danimarkalı eski istihbaratçı ve tarihçi Jacop Skaarenborg'un da aynı yönde bir tespiti var.

Skaarenborg'a göre, Rusya Ukrayna'daki savaşı orta vadede ağır darbelemeler sayesinde kazanacak.

Bununla beraber her zaman yaptığını yine yaptı ve savaşa 'Kiev konvoyu' dahil bir takım hatalarla başladı, ama Ruslar hep böyleydi, hiç değişmediler.

Nedeniyle, kışkırtıcılarıyla, sınırdaşlığıyla, başlangıcıyla, aktörleriyle, Nazileriyle, olası sonucuyla ve hatta 'gelin alayıyla' Finlandiya ve Kiev yönetimi sanki aynı yazgıyla karşı karşıya kalmış durumdalar.

Şimdi Finlandiya tarihin tekrar etmemesi ve bir daha benzer senaryo rizikosunu düşünmemek için yeni bir güvenli liman arayışında.

Finliler'in yazgısıysa, şimdi gelini almadan dönmeyen Türkler'in elinde.

Cem Güneş
Gerçekedebiyat.com