Kepler - 440b

Kepler - 440b, Cem Güneş, öykü

...Monaco'da süper lüks bir yatın önünde motor kurye sert fren yapıyor. Pirinç rengi merdivenlerden inen mini etekli yat hizmetçisi motor kuryenin getirdiği 3 büyük boy pizzayı alıyor. Güvertedeki iki süslü kadın kuryeye bakmıyor bile. O sıcakta canla başla çalışan kuryeye yat hizmetçisi bile aşağılayıcı gözlerle bakıyor. Yüz vermiyor. Çalışan aç, çalışan yoksul motor kurye Marco bahşiş bile alamadan o ihtişamdan hızla uzaklaşıyor.

Başka bir boyuttayız.

...Bütün çabalar sonuç veriyor ve yaklaşık 850 ışık yılı uzaklıkta Kepler-440b gezegeni keşfediliyor. Oraya inen astronotların kritik görevi var. Keplerliler onları karşılıyorlar ve saraya benzer bir yapıya getiriyorlar. Astronotlar içeri giriyor ve karşılarında gezegenin egemen toplumundan bir kraliçeyle karşı karşıya geliyorlar. Güzel Kraliçe Rinhea… Selamlaşıp iyi niyet mesajları veriyorlar.  Slayt gösterilerinden sonra oturup dinlenmeye zamanları oluyor.

Rengarenk harika bir gezegen.

Astronotların aralarında heyecanlı bir konuşma başlıyor;

"Kim bilir ne kadar değişik zenginlikler ve enerji kaynakları vardır?"

"Her taraf ışıl ışıl, sıcaklık uygun, hımm demek enerji sorunu yok, acele merkeze bildirelim. Burada sonsuz bir enerji kaynağı, doğal kaynakların olduğu kesin, yaşadııık.' 'Bağırma Johannes bizi ele vereceksin.”

Yeni gezegene konuk olan astronotların gözleri fıldır fıldır, parlaya parlaya etrafı taramaya başlıyor. Gözleri daha ilkel, aykırı, genel görünüme ve geleneğe ters yaratıkları aramaya başlıyor. Acaba bulabilecek miyiz? Aykırı bir mezhep... Ezik, kompleksli bir kabile... Aykırı bir politik parti... Hadi yahu zamanımız az. Bir gezegen bulduk ikincisine şansımız yok. Bak sen çok bağırmaya başladın, Kraliçe Rinhea'nın adamları dilimizi çözer ve niyetimizi anlarsa buradan çıkamayız.

Düşler gezegeni Kepler - 440b'de harika bir uykudan sonra astronotlar Johannes ve Ralph uyanıyor. Gezegende gezinti için Kraliçe Rinhea'ya bir ricada bulunuyorlar ve Kraliçe tatlı tebessümle kabul edince de başlıyorlar turlamaya.

Sınırları olmayan dev bahçelerden geçiyorlar. Açık kırmızı, açık mavi ve eflatun ağaçlar, dev altın rengi çiçekler, meyve ağaçlarıyla uğraşan kızlar gülücükler atıyor onlara. Küçük yamaçlardan pas parlak pınarlar akıyor. Bütün gün dolaşıyorlar ve fantezi kurmaya başlıyorlar. Arkadaş ne güzel ve bolluk dolu bir gezegen burası. Bulsak şöyle kalabalık bir kabile ve söz versek, size dünyadan bol silah aktarırız ve Rinhea'yı beraber deviririz. Kepler kaynaklarının % 60'ı sizin ve % 40'ı bizim. Merak etmeyin Kraliçe Rinhea dönüş yapamayacak, çünkü onu öldüreceğiz.

Ne güzel olurdu değil mi? Sonra o kabilenin de defterini dürüp otururduk kaynaklara.

Diğer boyuttayız.

... Monako'da 38 derecede pizza ve hazır yiyecek dağıtan, çalıştığı halde yarı aç ve yoksul yaşam süren kurye Marco akşam sahildeki bir banka oturup lüks yatlardan dışarı sızan müziklere ve ışıklara bakakalıyor. Marco gökyüzüne duygularıyla karışarak düş kurmaya başlıyor:

Yeni bir gezegen bulunsa. Bol kaynakları ve tertemiz havası olan bir gezegen. Gülücükler atan canlılar, güzel insanlar olsa. Rengarenk dev meyveleri, açık kırmızı, mavi, eflatun ve sap sarı çiçekleri olan. Paranın köleliğin olmadığı bir yer ve insanlar oraya buradaki kirli sanatlarını götürmese.

Aykırılıkları ve iç kaldıraçları kullanıp ulusların, devletlerin, insanların kanını emen o kaldıraç sanatının götürülemeyeceği bir gezegen olsa…

Diğer boyuttayız.

... Bu arada Kepler-440b'den dünyaya heyecanlı sinyaller ulaşmaya başlıyor: ''Yarbayım, yarbayım,  do you copy? Bulduuuk, daha dağlık arazide dolanırken boyları 1.20'yi geçmeyen kıllı yaratık gibi canlılara rastladık. Filmlerle ve imlerle niyetimizi anlattık. Onlar da Kraliçe'yi sevmediklerini bize el kol hareketleriyle gösterdiler. Tamamdır aradığımız malları bulduk. Konum atıyorum. Silah sevkiyatını onlara yapacağız, kaldıracımızı bulduk. Bu gezegeni hallaç pamuğu gibi atacağız. Jeppppiiiiii...'' Terapistleri unutmayın sakın yarbay, kabilenin Rinhea'ya olan sevgisizliğini kine dönüştüreceğiz. 

Telsizde büyük bir mutluluk ve bayram havası var. Yeni umutlar ve yeni savaşlar, sömürmeler, kan emmeler başlayacak. Belki başka mahlukatlar da var Kepler'de. Hele bir üs kuralım, onları da birbirine düşürürüz, şenlik olur, gerisi gelir... Bingoooo. Ohh my god, işi bitirdik, hahhhaa.

Bu arada yeryüzünde.

...Monaco'da bütün gün pizzasını ve hazır yemeğini dağıtan Marco kurduğu düşlerin belki bir gün gerçek olabileceğini ama yeni gezegenlerin de bir gurup doymaz- kronik aç ve kendini beğenmiş tarafından çöplüğe çevrileceğini de göz ardı etmiyordu. Ne doymaz bir canavardı bunlar yahu.  Terli vücuduyla duş bile almaya güç bulamadan yatağına yığıldı kaldı. Dışarıda meltem esiyordu biraz.

Uzaktan hayal meyal bir melodi geliyordu.

'Purple rain- by Prince'

Melodinin tamamını dinlemeye gücü yoktu. Düşlere bile dalamadan uyku oldu gitti...

Cem Güneş
Gerçekedebiyat. com