'Han Duvarları'

Han Duvarları, Faruk Nafız Çamlıbel

Sıtkı kardeşim

 

Senelerce, Adana’dan Ankara’ya okumaya geldim.

Öğrencilik yılları, dönem araları, seksenli yıllar

302 otobüslerle bitmez tükenmez bilmez yollar

 

O zamanlar Adana’dan yola çıkan otobüs

2-2,5 saatte anca Pozantı’ya gelebilir

Şimdilerde 45 dakikalık mesafede mola verirdi.

 

Öğrencilik yılları, en ucuz bileti alırdık

Koridorlarda çuvallar, tepesinde yükler

Ağır bir benzin kokusu, otobüs tutması

Ağdalı arabesk şarkılar ve türküler

ve Torosların kıvrım kıvrım yolları

 

Otobüs Pozantı’da mola verince çay içerdim

Sonrada uyku tutmaz, etrafı seyrederdim

Çiftehan’da tekrar uykum gelir, ama uyumaz

Ulukışla’ya kadar uyanık kalmaya çalışırdım.

O zaman Ulukışla yolundan Orta Anadoluya

Seyahat ettiğimi anlar, Faruk Nafiz’i düşlerdim.

 

Sıtkı Hocam

 

“Han Duvarları” bu topraklarda yazılmış

En güzel, en duygusal şiirlerden biridir.

Lisede, 15 yaşımdayken edebiyat hocası tarafından

Dönem tatilinde zorla ezberlettirilmiş

O zamanlar nefret ettiğim

Ama okudukça beni içine çeken

Her okuduğumda beni hüzne boğan

Ama sonraki yıllarda hayran bırakan

Bir şiir

 

Han Duvarları bir çırpıda okunur

Okumaya başlayınca kendini durduramazsın

Enteresan şekilde ezberledikten sonra da unutamazsın

Şiiri okudukça, daha bir yaşarsın içinde.

Sanki o arabada yolculuk edenlerden birisi de

Bu şiiri ezberleyen, okuyanmış gibi gelir insana.

Bu şiiri okurken kurduğun hayal,

Bazen yaşadıklarınızdan daha gerçek gelir insana.

Lise kitaplarında akılda kalan ender şiirlerdendir.

 

Faruk Nafiz’in, bir araba yolculuğuyla başlayan

Anadolunun bir şehrinden başka bir şehrine

Yapılan yolculuğu o denli dokunaklı o denli içten

Verebilen yol kenarlarındaki han duvarlarında gördüğü

Şiirleri bize aktaran han duvarlarıdır

 

O duvarlarda aşk vardır, özlemek vardır,

Maraşlı şeyh oğlu Satılmış’ın içleri acıtan dizeleri vardır.

 

Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ın sevdası yürek burkar

Her okuyuşunda yaşadığı acılara ortak olursun.

Şeyhoğlu, bu topraklarda yaşayan,

Savaşlarda, yoklukta ıstırap çeken insanların

Temsilcisi ve sembolüdür. 

Anadoludaki binlercesi gibi

Şeyhoğlu on yıl boyunca savaştan savaşa koşmuş,

Vatanını savunurken sevdiğini başka biri almıştır.

Bu haber onu verem etmiştir.

 

Garibim namıma kerem diyorlar

Aslı’mı el almış haram diyorlar

Hastayım derdime verem diyorlar

Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben

 

Han Duvarları,

Anadolu gerçeğini, Anadolu insanını

Yalın bir dille anlatan, bir dönemi tüm gerçekliğiyle

Gözler önüne seren bir şiirdir.

Şiire hâkim olan gözlemler ve duygular

Aslında sadece bir at arabası yolculuğudur.

Ama onu bu kadar etkileyici kılan ise kelimeler.

 

Sıtkı kardeşim

 

Bana nedense hep uzun otobüs yolculuklarını,

Bozkırları, sonbaharın ürpertici soğuğunda,

Akşam üzeri Ulukışla’yı geçtiğim anı hatırlatır.

Hüzünlendirir, nerde bir kervansaray görsem

Bu şiirde geçen han tasviri aklıma gelir.

 

Nuri Bilge Ceylan filmi tadında bir şiir

Ya da Sinop Cezaevi dışında

Gelip duvarları yalayan deli dalgalar gibi

Acı bir tat bırakır hafızalarda

 

Anadolu insanının yüz yıllardır değişmeyen

Makus talihini bir çırpıda anlatan,

Hatta hissettiren muhteşem bir şiirdir

Han Duvarları

 

Nadir Avşaroğlu

Gerçekedebiyat.com