Cehalet

Cahil, cehalet, Haydar Uzunyayla

Yukarıya başlık olarak aldığım cahil sözcüğünü, TDK’nun  “Eğitim öğretim görmemiş kimse,” tanımıyla kullanmayacağım. Bu tanım yanlış formüle edilmiştir.

Cahil, algısı sınırlı, görmesi bulanık, zaman ve olguları kavramayan, çıkar devşirmek üzerinden yürüyen kimsedir…  

Ayrıca günümüzde hemen herkes okur yazar, hemen herkes bir eğitim öğretim kurumundan, bir yerlerden bir şeyler öğrenebiliyor ve işin feci yanı en tehlikeli cahiller, mektep medrese, okul akademi tedrisatı içinde filizleniyor.

-Sözgelimi, deve sidiğini kutsal şifa olarak açıklayanın yarattığı şaşkınlığı henüz üzerimizden atmamışken, uzun yıllar belediye başkanlığı yapmış birinin, bir bilim adamının resmiyle görünerek, “Öbür dünyada ne var ne yok, oralar nasıl?” ve bir diğerinin “Ne yıldız kayması, onlar meleklerin şeytana taş fırlatmasıdır,”  ya da üstünlük yargısına kapılarak racist duygularla dünya coğrafyasında iz arayan, neredeyse her grubu kendinden türemiş sayan birinin cehaleti ancak uzun eğitimlerle olasıdır. Kendine yaşam alanı açmak için Madagaskar Lemurunu yok etmek, ancak eğitimli zalimin işi olsa gerek… Para sahibi, zengin, bankacı, bakan, başbakan, siyasetçi, lider veya reislerin bir şey sayıldığı, hatta hayatında iki tarih kitabı okumamış birinin, bilim adamlarına konferans verdiği son derece garip ilişkiler ağında yaşıyoruz.

-Ne yazık ki durum vahimdir ve bizler bunu hayatı deneyimlemiş birinin, çok defa deneyimsizler için kullandığı  “Bilmezdir, gençtir, başında kavak yelleri esiyor,” gibi hoşgörü ve alçakgönüllü ifadelerle geçiştiremeyiz.

-Cehalet ucuzdur. Cahil de ucuz şeyler alıp satar… İnsandan, yaşamdan, dünyadan söz ettiğimizde cahilin dili tümden değişir. Hem kendini hem karşısındakini tanımlama biçimi kibirli, bencil ve küçümseyicidir. Zaman zaman gözü karadır. Çünkü görkemli düşüncelere sahip değildir. Duygusal algılamaları, zihinsel kavrayışları gelişmemiştir.

-Cehalet, toplumun gelişmesinin önüne konulan engellerin dolaşıma sokulmasıyla meydana gelmektedir. Bireyi, toplumu değersizleştirir, her şeyi, herkesi, kendi yaşama biçimi ve düşünceleri temelinde kuşatır. Günlük uğraşlarında, iş yerlerinde, evlerde bu tür yaptırımlarla karşılaşanlar iyi bilirler… Sözgelimi kaba, hoyrat, dışlayıcı çabalarla kendilerine uygun olmayanı baskılar, korku ve karamsarlık yayarak sinik davranışlar geliştirmemize neden olur ve bizi canımızdan bezdirir.

-İnsanın, yaşamın anlamı ve özü nedir sorusuna vereceği cevap çok önemlidir. Öz ve anlama yönelik her soru, bir yandan bireyi değişime zorlarken, diğer yandan sihirbazın yasalarına, kurallarına karşı çıkmayı da peşinden getirir. Analiz yeteneğimiz geliştikçe, kendi bakış açımız egemen bakış açısından kopar ve hayattaki gerçek yerimizi almamızı sağlar.

-Cehaletin amacı bizi olduğumuz yerde tutmaktır ya da geriletmektir. Çünkü imgesi karanlıktır. Böyleyse eğer bize öğretilen karanlık ve aptallıklardan kurtulmak gerekiyor. Boş inançlar, davranışlar ve akılsızlığın saldırılarını gidermek için doğanın sunduğu güç, zeka ve yeteneklerimizi kullanacağız.  İyi yaşam ertelenemez… Çocuklarımıza ilerleme ve olgunlaşma ile boyun eğme, kölelik ve bilgisizlik arasındaki farkı öğreteceğiz.  Cehaletin bağlantılarını, onu kullananların niyetini göstereceğiz.

Yaşamın olumlu yanına hizmet edecek, özgür insanı üretecek her adım bizi gerçeğe ulaştıracaktır. Bu gerçek yaşamdır.

Haydar Uzunyayla
Gerçekedebiyat.com