Cevat Çapan’ın şiir yolculuğu

Haber

Cumhuriyet yazarı eleştirmen Hikmet Altınkaynak bu yıl Yunus Nadi Şiir Ödülü alan Cevat Çapan'ı yazdı.

Cevat Çapan’ın şiir yolculuğu

Ülkemizin en köklü sanat/edebiyat ödüllerinden olan Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Ödülleri’nin şiir dalında bu yılki sahibi Cevat Çapan oldu. Bu ödüle Bir Başka Coğrafyadan adlı kitabı (Yapı Kredi Yayınları, 2020) için layık görüldü. Ben de Çapan’ın bu şiir yolculuğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Çağdaş şiirimizin önde gelen adlarından olan Cevat Çapan, kılı kırk yararak yazan, her yazdığıyla da bazen iki ödül birden kazanan bir şair, yazar, çevirmen, akademisyen... İlk şiiri Varlık dergisinde 1952’de çıktığına göre de tam 70 yıldır yazıyor, yayımlıyor. Ama ilk kitabını bu titizliği nedeniyle 33 yıl sonra 1985’te yayımlıyor.

Şiir çevirisine “çeviri sanatı” gözüyle bakan Çapan, şiirseverleri yıllarca Cumhuriyet Kitap’ta “Şiir Atlası”yla buluşturdu. Onlara bir “şiir denizi” sundu. Çünkü ömrü şiir yolculuklarıyla geçti. Her ne kadar “şiirin kendisi bir yolculuk” olsa da Cevat Çapan’ın mavi yolculuk gibi şiir yolculuğu da yaşam yolculuğuna koşut ilerledi/ilerliyor. Bir anlamda yaşadıklarını/düşlediklerini şiirle yansıtıyor ya da şiir gibi yaşıyor. Çok haklı olarak da “Ne güzel yolculuktu aklımdan çıkmaz” diyerek kimi yolculukların altını çiziyor.

ÖDÜL ALAN KİTABI

Bir Başka Coğrafyadan kitabı üç bölümden ve 26 şiirden oluşuyor. Bu şiirlerinde karanlığın içinden sesleniyor. Önce celladın kızıyla buluşan yeniyetmeyi anlatıyor bize. Haziranda karanlığın içinden sallarla karşıya geçip ışığa kavuşuyor, babayla oğul. Bunu “Aşkı yaşatmak için” yapıyorlar!

Sınır tanımayan düşleriyle her şiirde bir öykü anlatıyor Cevat Çapan. Kimi öyküsünde kahraman, Bünyamin oluyor, kimisinde Ülkü.

Ülkü’yü Rotterdam’a giderken Fevzipaşa İstasyonu’nda tanıyor. Gökyüzünün ayaklarının ucundan başladığını, “İçine çektiği gökyüzüdür çünkü” diye anıyor, onun Ülkü Tamer olduğunu duyumsatıyor.

“Uzaklara Gitmek” bölümünde ise Dublin’e gidiyor. “Uçan halıdan inmiş gibi” karşılanıyor. 

Cevat Çapan, hocaların hocasıdır. Yıllarca üniversitede İngiliz dili edebiyatı dersleri verdi. Oyuncu olarak sahneye de çıktı, dizi filmlerde de oynadı. O, toplum için, insan için sanatın gerekliliğine inandı. En çok da şiir için emek harcadı. Dünya şairlerini tek tek tanıdı, bizlere de tanıttı. Bir Başka Coğrafya’dan getirdiği sesleri, seslerimizin yanına/üstüne koydu, şiirimize güç kattı.

ŞİİRİN AMACI

Cevat Çapan şiirin amacını, 2007’de Dünya Şiir Günü Bildirisi’nde “Şiirin yaşanan her şeyi beş duyumuzla canlandırarak (görerek, işiterek, koklayarak, tadarak, dokunarak) algılamamızı sağlayan bir duyarlık kaynağı olduğunu, bize duygularımızla düşünmeyi, düşüncelerimizle duymayı öğrettiğini hatırlatacak” diye açıkladı.

Köklü, sağlam bir eğitim aldı, zengin bir şiir altyapısı oluşturdu. Robert Kolej öğrenciliğinde İngilizceyi de Türkçeyi de çok iyi öğrendi. Çok iyi Türkçe öğretmenleri arasında şair Nigâr Hanım’ın oğlu, Tevfik Fikret’in de arkadaşı Salih Keramet Nigâr vardı. Varlık Yayınları’nın şiir antolojileriyle kendini yetiştirdi. Divan şairlerini okudu, Fazıl Hüsnü Dağlarca ile başlayıp yeni Türk şiirini, Orhan Veli’yi, Nâzım Hikmet’i okudu, sevdi. İlk şiirini işte bu yıllarda yazdı. Orta iki, orta üçte Walter Scott’u, Dickens’ı, Homeros’u ders kitabı olarak okudu, Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi”sini İngilizceye çevirdi. 

Her şiirinde benzersiz imgelerle iz bırakan Cevat Çapan’ı okuduğunuzda siz de “boynu bükük Pisa Kulesi”ni, “dağları delen Ferhad”ı, “Alaaddin’in lambasını” vb. birçok simgenin öyküsünü yakınınızda duyumsar, birçok sürprizle karşılaşır, dünyanızı zenginleştirirsiniz.

(Hikmet Altınkaynak'ın Cumhuriyet'teki yazısının tümünü buradan okuyabilirsiniz.)

Hikmet Altınkaynak
Gerçekedebiyat.com

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.