Sevilmez mi Mozart / Ahmet Arpad

Deneme

Mozart, Ahmet Arpad

Salzburg’da 1842’den bu yana tarihi sarayla katedral arasında duruyor. Burası kentin tam göbeği. Güzel biri değildi Mozart.

Gözleri hafif patlak, çifte gerdanlı, cildi çiçek bozuğu, sürekli bir yerden bir yere huzursuzca koşuşturan, kimi zaman hoppa, kimi zaman duygulu yaşam sürdüren, yaşadığı süreçte çevresinin pek anlamadığı içine kapanık biriydi.

35 yıl, 10 ay ve 9 gün süren kısa yaşamının ardından kavramıştı insanlar Mozart’ın yarattığı müziğin dünyayı değiştirecek güçte olduğunu.

Yaşamının üçte birini yollarda geçirmişti, kentten kente, konserden konsere gidip durmuştu. 

2006’da 250. doğum gününü kutlarken değişik ülkelerden turistler, dünyaca ünlüler akın etmişti Salzach Nehri ile kayalık tepeler arasına kurulu güzel kent Salzburg’a.

Fazıl Say da Mozarteum’da Mozart sevenlerin karşısına çıkmıştı. O günlerde heykeltıraş Markus Lüppertz’e ısmarlanan üç metre büyüklüğündeki modern Mozart heykeli skandala neden olmuştu. Salzburg’luların hoşuna gitmemişti.

Yanınızdan geçene: “Mozart heykeline nereden gidilir” diye sorduğunuzda öfkeli bir yanıt alırdınız: “Görmenize hiç gerek yok!’’ Bir yıl sonra durduğu yerden kaldırdıklarında çoğu Salzburg’lu derin bir nefes alıp rahatlamıştı...

ÇIKOLATA MOZART

Sizi Salzburg’a getiren Euro City ekspres treninin adı Mozart, Salzburg havaalanına da Wolfgang Amadeus Mozart diyorlar. Tabii kentte bir Amadeus Oteli de eksik değil. Bu oteli yeğleyenler çoğunlukla Amerikalılarla Asyalılar. O hep karşınızda! Bira kadehlerinde, ‘’Mozart-for-Men’’ tıraş losyonlarında, tişörtlerde, poşetlerde, çantalarda, yuvarlak çikolatalarda, pastalarda, kemanı andıran özel yapım sosislerde, sayısız şarapta, birada, sert içkide, yemek tabaklarında... O her yerde size gülümsüyor! Bütün dükkânlar, lokantalar, barlar, kafelerde o karşılıyor sizi! Salzburg’ta operalar, konser ve sergi salonları, tiyatrolar, kiliseler, alanlar, galeriler Mozart’la hep içli-dışlı... 

250. doğum günü kutlanırken kentin sokak ve alanlarını kocaman topları andıran, rengârenk yuvarlaklar doldurmuştu.

1890 yılında Salzburg’lu pastacı Paul Fürst’ün buluşu olan top çikolatalar günümüzde elli ülkeye satılıyor. Badem ezmesi ve pralinle doldurulmuş çikolatalar yumuşak nugat kreması da içeriyor.

Bugün Salzburg’la Viyana’yı ziyaret eden turistler üzerinde Mozart’ın resmi olan küçük kemanları, şemsiyeleri, golf sopalarını, kül tablolarını, şapkaları, tişörtleri kahve fincanlarını, küllükleri almadan ülkelerine dönmüyorlar.

MOZART ÇOK ŞEY ANLATIR‘

Salzburg’a gelip de karşı kıyıya geçmemek, Kapuzinerberg’in yamaçlarına tırmanmamak olur mu? 18. yüzyılın en ünlü Salzburg’lusu Mozart, 20. yüzyılın ünlüsü de tabii ki Stefan Zweig’tı! Kapuzinerberg’in yamacındaki villasında eşi Friderike ile geçirdiği yıllardı Zweig’ı edebiyatta doruğa tırmandıran.

En güzel eserlerini, kente ve Salzach’a yukarıdan bakan o iki katlı, ağaçlar arasına gizlenmiş villasında yazmıştı. 

Az sonra yine aşağıda Linzer Sokağı’ndasınız. Gabler birahanesinin penceresinde besteci Ferruccio Busoni’nin şu sözlerini okursunuz: “Mozart çok şey anlatır, fakat hiçbiri fazla değildir!’’

Avrupa prensleriyle zengin soylularının saray ve villalarına küçük resitaller ve piyano dersleri için sürekli davet edilen Mozart Viyana klasiğinin baş kahramanıydı! Vaftiz adı Joannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart olan besteci ilerde mektuplarını Wolfgang Amadé veya Wolfgang Amadeo diye imzalardı, Amadeus’u kullandığı görülmez.

“Türk Marşı” (Rondo alla Turca) ile ünlü opera “Saraydan Kız Kaçırma”nın da bestecisi olan Mozart, 1791’de arkasında 626 besteyle 35 yaşında dünyamızdan ayrılırken şu sözleri mırıldanmıştı: “Ölümün tadı dudaklarımda... Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum.” 

Salzburg’un Mönchberg tepesi eteğindeki St. Peter Mezarlığı’nı da mutlaka görmek gerekir. Sayısız sanatçı ve bilim adamının yanı sıra Mozart’ın kız kardeşi Nanerl, Haydn’ın küçük kardeşi Michael, Salzburg Katedrali’nin mimarı Solari’ni de bu çok romantik ve tarihi mezarlıkta.

Salzburg sürekli Mozart’la yatıp Mozart’la kalkıyor. Kentli onu çok seviyor, çünkü o yarattıklarıyla insanları birbirine bağlıyor.

Sevilmez mi Mozart?

mail@ahmet-arpad.de

Ahmet Arpad
Gerçekedebiyat.com

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.