Kibir ve Kin / Haydar Uzunyayla

Deneme

Kibir, Kin, Haydar Uzunyayla

İnsanın olgun bir kişilik geliştirememesi, yetersizliğinin ve düşünememe zafiyetinin kanıtıdır. Daha açık söylemek gerekirse hastalıklı organizmanın dışa vurumudur…

Bu tip tam bir baş belasıdır ve olgun kişiliğe asla ulaşamayacağı gibi, öteye beriye, sana bana tehlike olur, gelişi güzel yön değiştirir, anlamsız, anlamakta zorlandığımız davranışlarla yaşamı çekilmez kılar…

Çünkü kendini yargılama ve tanıma kapasitesi sıfıra yakın biri her türlü sapmayı sergileyebilir; bundan da ne yanlışlık görür ne de utanır…

Bu kişilik tipini anlatmak kolay değildir, ama becerebildiğim kadarıyla ifade etmeye çalışacağım.

KİBİR BENMERKEZCİDİR

-Kendini herkesten üstün görür. Benmerkezcidir, kibirlidir ve kibri en üst sınırdadır… Az eğitimli ya da eğitimsizdir ya da aldığı eğitimi sindirebilme yeteneğine sahip olamamıştır. Tek yanlı beslenen düşünce sistemine ve ideolojiye sahiptir. Yüzlerce yıl öncesinden gelen bağnaz, tutucu yaşam formlarından medet umar. Geçmişte yaşamak, geçmiş üzerinden çıkar devşirmek vazgeçilmezi olmuştur.  Hikayeler, olaylar, menkıbeler ve uydurma bilgileri referans noktası olarak alır, bunun üzerinden bezirganlık yapar. Korkar, korkutur…  Kindar, bencil ve saldırgandır… Abartılı görülmeyi, olduğundan farklı gösterilmek ister. Ait olduğuna inandığı ya da düşündüğü yapıyı (aidiyeti) uç noktalarda benimser, yaşar ve yaşatmayı dayatır.  Dekoratife edilmiş bilgi ve davranışlarla karşımıza çıkar, sürükleyebildiği kadar sürükler bizi. Bilmek ile bilmemek, gerçekle gerçek olmayan, doğru olanla yanlış arasında kıyasıya bir rekabet başlatır ve görmemizi bulanıklaştırır.

GÜVENİLİR VE GÜVENEN DEĞİLDİR

-Yetişme ya da aile yapısı nedeniyle birleştirici, insancıl, eşit şartlarda yaşama, saygı sevgi, güvenilir veya güvenen olmaktan uzaktır. Komşuluğu, konuşması, gülümsemesi, sınırlı zekası bile karmaşık, zihinsel ve duyusal yetersizliklerle doludur. Mizahi inceliklerden yosundur. Kendini beğenmiş, ulaşılmaz sanır… Aslında bu fonksiyonlarını kusursuzca sergilerken, beyin yapısının ve yeteneklerinin son derece kadük kaldığını görmezden gelir. Bu özelliklerin kendisinin zayıf, gelişmemiş yanının sonucu olarak nüks ettiğinin farkındadır belki, ama düzeltmek, değiştirmek, işine gelmez…

KİBİR GEVEZEDİR

-Kendinden söz edilmesine bayılır… Gevezedir; ağzı çok laf eder, ama ettiği sözlerin belirgin bir değeri, kıymeti yoktur. İfade biçimi peşinden koşturduğu amaçlarla örtüşür. İşin feci yanı ait olduğu toplumu, geldiği yeri küçümser, kendinden aşağı görür. Artık toplumun bir uzantısı değil, toplumun kendi uzantısı haline geldiğine inanmıştır.  -Bu özellik daha çok Doğu, Ortadoğu, Afrika gibi feodal kalıntıları övgü sayan lider silsilelerinde görülür- Siyasi lideri de, tarikat-cemaat önderi de, kabile putu da, resmi nitelik taşıyan kurumları da aynı bakış açısına sahiptir-

KİBİR KENDİSİNİ HAKLI GÖRÜR

Belli bir güce ulaştığında sadece kendisinin haklılığına inanır. Kimseyi umursamaz… Gücün doruğunda kendini kaybeder, topluma, insana ve doğaya karşı yıkıma yönelir. Bütün herkes onun için cüce ve harcanabilir birer nesne konumundadır.

KİBİR BECEREKLİ OLANI AŞAĞILAR

Olgun ve gelişmiş kişilikler gibi geniş, çeşitli, bağımsız ilgi alanı yoktur.  Bu yönü gelişmemiştir. Saplantılıdır ve saplantılarının dışında hiçbir düşünce, hiçbir çaba değer taşımaz. Çünkü en iyi bilen kendisidir…

-Belirgin bir özelliği daha vardır: Yetenekleri ve bilmişliği üzerinde değerlendirmelerde bulunurken, donamı ile kendisini kat kat aşan eğitimli, becerikli, verimli olanı aşağılar, küçümser.  Bilinç altından gelen öfke, haset ya da öç alma duygusuyla tuhaf bir tutum sergiler. Gerçeklik algısından koparak, şu ya da bu şekilde, kimi zaman doğrudan, kimi zaman espriyle karşısındakini ayrıştırır... Bu gizlenmiş ezikliğin ifadesidir aslında

KİBİR TARAFSIZ BAKAMAZ

Tarafsız bakamaz, çünkü yetersizdir. Ayakta kalmayı, devam etmeyi ancak taraf olarak etkinlik gösterebilirse başarabileceğini kavramıştır. Suçlu her zaman başkasıdır ve bu tanı üzerinden geliştirilen suçlu arama dili, savunma refleksine dönüşmüştür.

İnsanı bütün olarak ele aldığımızda, yukarıdaki sorunlu kişilik için sıraladığımız birkaç özellik hemen hemen hepimizde görülebilir. Hatta içimizde iyi eğitilmiş, iyi yetiştirilmiş, üstün olanlarımız da dahi görebiliyoruz. Ancak böyle diye sorunlu yapıyı kendi haline bırakamayız. Düşüneceğiz, söyleyeceğiz, yargılayacağız…  Karanlıktan,  en kör bilinmezden, en kirli kehanetlerden dahi kurtulabilecek yetenek ve sezgiye sahibiz.  Hastalıklı oluşumlar her zaman, her yerde içimizde var olmuştur; var olmaya devam edeceklerdir. Bunları görmek, ayıklamak, kusurlu olduklarını göstermek hiç de zor değildir.

Gerçekedebiyat.com

Yeni yorum ekle

Düz metin

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.