Vicdan Nalbur'un resimlerinde bitmeyen umutlar / Ahmet Yıldız

Vicdan Nalbur'un resimlerinde bitmeyen umutlar / Ahmet Yıldız

24 Nisan 2019 - 407 kez okundu.

İki kuşak arasında en kısa yol:

Birbirine uzanmış ve zaman zaman

Ancak parmak uçlarıyla değebilen

İki kol.

(Cemal Süreya)

 

Genç kadın daha çocukken kaybettiği annesinin eski sandığını açtı. Çeyiz sandığıydı bu. Giderek içine işleyen bu değerli eserler (evet eser; el emeği göz nuru) gözünde sinematografik görüntülerin ötesinde ruhuna işleyen birer imge haline geldi ve resimlerini bunun üzerine yapılandırmaya başladı.

Vicdan Nalbur'un özgürce kullandığı fırça darbelerinin canlı renkleri altında bu materyallerin fotoğrafları var. "Resmin belgeleri" düzeyine yükselmiş bu yaşam anları insanlık erdemi olarak tuvale dökülmüş. Tuvalin canlı dokusunu da sezdirmekte; iç deri gibi. Fotoğraf tekniği, "foto-kolaj" her zaman soğuktur, onca gerçeklik yanılsaması dayatmasında yapaylık tehlikesi içerir. Bu duyguyu ancak renklerle uysallaştırabilirsiniz. Vicdan Nalbur canlı renklerle fotoğrafa duygu veriyor; bir insani görev yerine getiriyor. Fırça darbeleri ise o anki duygu durumuna göre işliyor; bazen sert ve özensiz bazen çok yumuşak ve özenle.

Resmi çaprazlamasına geometrik olmayan biçimde çoğu kez çapraz olarak kesen siyah çizgiler ise birer isyan. Belki ölüme, belki geçip giden zamana, belki anıların bir türlü yok olmamasına. Ötelemeye çalışan, araya parmaklıklar koymak isteyen isyankâr çizgiler bunlar. Ama çaresizliğin de işareti. Ölüm denen gerçek karşısında duyulan çaresizlik. Sufi bir duygu, Tasavvufi bilgelik belki de.

Vicdan Nalbur bir tuvalde birkaç kez tekrarladığı da oluyor aynı resmi. Bu tekrarlar resme bir hareket kazandırıyor, film karesi gibi canlılık veriyor. Mistik yan canlı renkler ve tekrarlarla modern bir hal alıyor.

1957 Bursa doğumlu Vicdan Nalbur iyi bir fotoğrafçı aynı zamanda; sergileri de var.

Ankara Galeri Akdeniz'de açtığı resim sergisi 19 Nisan - 4 Mayıs 2019 tarihleri arasında gezilebilir.

Ahmet Yıldız

GERCEKEDEBİYAT.COM