Son şiirler / Rasim Karaca

Son şiirler / Rasim Karaca

14 Mart 2019 - 1343 kez okundu.

Ey söğüt ağacı.

Salkımların benziyor saçlarına bir güzelin.

Ancak boş ver bunu.

Sen kendin ol.

Kışda soyunan

yazda giyinen bu halinle sen

onlardan daha güzelsin.


*
 

Gözlerin şişse. 

Tuzlu sularla dolup bir gün

çocukça bir gülmeceye dönüşse.

 

Bir tesellin var yalnız:

Bu manzarayı

yüzüne vuran yağmur damlaları tamamlayacak…


*

Dostlar biraz da

gölgenizi

başkasına

gölge etmeden

yaşayın ne olur.


*


Pencere önünde yudumlarken çayımı

ne yere bakıyorum ne göğe.

Bakıyorum konmak için yer arayan o kuşa.

 

Aslında konmak için değil bunca kanat çırpmalar 

sadece yeni, uzun bir uçuşa bir başlangıç.


*


Senin için yazıyorum bu şiiri

ne aruz ne heceyle.

Seni nasıl düşünüyorsam sevgilim

o da öyle.


*


Hayalet bir rüzgâr olmak istiyordu adam.

Esmek,

bir ömür boyu uğuldamak.

Hiç yıkılmayacak gibi duran bu dünyaya

Biraz yukarıdan bakarak.


*


Sevmek, öyle sevmek ki

Yeryüzünde ikimiz kalmışız gibi görünmek.


*


Bin yıllardır dövülen bu kadın

Siz söyleyin niçin güçlü olmasın?


*

Şimdi

Senin olmadığın bu yerlerde

karanlık k

yağmur y

deniz sadece d'dir!


*

Sinop virajlarında

otobüs uçuruma yuvarlanacak

belki de yuvarlandı artık.


İki sevgili öpüşerek geçiyordu oysa bu korkunç yolu.

Ve gözlerini açtıklarında

ne görseler yeridir?

 

Kanad açmış otobüs

Uçuyor bulutların arasında.


*

Yaklaşıp sormak istiyorum adını

Soğukta büzüşüp dilenen bu kadına:

Sen anasın, sevgilisin

cennet senin ayaklarının altında…

 

Yok o ben değilim.

20 Manat idim

Şimdiyse son 20 kepiğim…


*


Soğuk ter içinde ayılıp uykudan

gecenin bir aleminde

duvardaki resme bakıyorum.

Yalnız kara bir kare görüyorum

ne demek istediğini anlamadan.

Kör bir ağrıyla algılıyorum şimdi

Maleviç'i.


*


Kazak Ağstafa yolunda

sarı çiçek tarlasında karşısına geçip

onun fotosğrafını çekmek isteyen bu insana

fınkırarak* bakan atın gözlerinde

hem sarı çiçek tarlası yansıyor

hem de elinde acaip bir alet tutmuş bu insan.


*


Yola düşüp gidiyorsun

çorapsız ayakkabı giymenin verdiği özgürlük havası var başında.

Bisikletiyle karşına çıkan bir gencin

yüzündeki mutlu tebessüm de güç verdi sana.

 

Eh, meğer çok yol gidermiş insan

geriye dönmeyeceğini bildiği zaman.


*


Ra güneş demektir Rasim

bu yeterli değil mi

o kör yarasaya.


Azerbaycan Türkçesi'nden çeviren: Ahmet Yıldız

(http://literaz.com)


Rasim Karaca**

*fınkırarak: kişneyerek
**Bakü Devlet Üniversitesi'nde gazetecilik okudu. Bakü'de Alatoran yayınevini yönetiyor. 



GERCEKEDEBİYAT.COM