Prof. Fuat Sezgin'in ardından

Prof. Fuat Sezgin'in ardından

01 Temmuz 2018 - 665 kez okundu.

Prof. Fuat Sezgin 94 yaşında vefat etti. Sezgin hoca Bitlis doğumlu bir Kürtçe de bilen Kürt kökenli vatandaşımızdı. 1960'da üniversiteden atılmış ve Almanya'ya gitmişti. Meşhur ''Kütüphane Davası''nda Alman Hükümeti, Sezgin hocanın kütüphanesini Türkiye'ye nakletmesine izin vermiyordu. Zamanın Kültür Bakanı Numan Kurtulmuş'un çabalarıyla Türkiye'ye taşındı

Sezgin Hoca, 1960 darbesiyle üniversitelerden uzaklaştırılan akademisyenlerdendi. ''147'likler" deniyordu, ''devrim karşıtı'' hocalara o günlerde...

27 Mayısçıların yeni anayasayı hazırlaması için görevlendirdiği Sıddık Sami Onar bile durumu protesto etmek için İstanbul Üniversitesi rektörlüğünden istifa etmişti! Onunla birlikte Turhan Feyzioğlu da ODTÜ rektörlüğünden ayrılmıştı.

Üniversiteden atılanlar arasında ünlü kişiler vardı: Kısa bir süre sonra cumhurbaşkanı adayı olacak olan Ali Fuat Başgil, DP döneminde hukuk fakültesi dekanı olan Recai Galip Okandan, Mazhar Şevket İpşiroğlu, Anıtkabir proje yarışmasını kazanmış olan mimar Emin Onat, matematikçi Ratip Berker; felsefeci Hıfzı Timur, siyasal bilimci Tarık Zafer Tunaya, felsefeci Takiyettin Mengüçoğlu, yakın zaman önce anıları satış rekoru kıran Mina Urgan (o zamanki adıyla Mina Irgat), Sabahattin Eyüboğlu,  iktisatçı Aziz Köklü, arkeolog Zehra Halet Çambel, Haldun Taner, Orhan Duru…  

Prof. Fuat Sezgin 1961'de misafir hoca olarak gittiği Frankfurt Üniversitesi'nde başlayan ikinci bilimsel devresi en verimli devresi oldu.

Prof. Fuat Sezgin, Türkiye'de Nazi Almanyasından kaçan Şarkiyatçı Prof. Helmut Ritter  1943-1951 yıllarında İstanbul Edebiyat Fakültesine gelmiş değerli hocanın öğrencisiydi. Fuat Sezgin hocanın doktora tezi İmam Buhari'nin yaslandığı kaynaklar üzerineydi.

Fuat Sezgin'in''Geschichte des arabischen Schrifttums'' adlı 17 ciltlik eseri (18.cildi yazmaktaydı, yarım kaldı), İslam’ın ilk dönemine ait dini ve tarihi birikimi, edebiyattan, coğrafya ve haritacılığa kadar bütün ana ve yan bilim dallarının külliyatını anlatır. 1982 yılında İslam Bilim Tarihi Enstitüsünü, ardından müzesini kurdu.

BİR YORUM:
"
Prof. Fuat Sezgin'e nasıl yaklaşmalı?

Son günlerde sol-Atatürkçü saflarda Prof. Fuat Sezgin'le ilgili çeşitli paylaşımlar yapılmaktadır. Bazı arkadaşlar, Prof. Sezgin'in cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından el üstünde tutulmasından dolayı "olumsuz" bir miras olacağına hükmetmektedir. Bu tutum hiçbir şekilde kabul edilemez ve ayrıca bilimsel de değildir.

Sezgin Türkiye'nin sayılı bilim tarihçilerinden, özellikle de İslam Bilimi uzmanlarından biridir. Kitaplığımda da bulunan Fuat Sezgin hocanın altta gördüğünüz beş ciltlik eseri hala en önemli başvuru kaynaklarından (popüler bir baskı) biridir.

Frankfurt Goethe Üniversitesi'nde yaptığı araştırmaları, yaptığı yayınları, İslam yazını üzerine çalışmalar yapan enstitü faaliyetleri vs. işin dışında bırakıyorum.



Ne yazık ki sol saflarda hiçbir bilimsel temeli olmamasına rağmen İslam ve Arap kültürüyle ilişkilendirilen birçok eser, şahsiyet ve olgu daha baştan reddedilmekte veya itibarsızlaştırılmaktadır. 

Kaynak Yayınları bünyesinde Bilimin Türk-İslam Kaynakları adı altında bir dizi hazırlamıştım. Bu dizide birçok önemli eser, yazarların ideolojik konumuna bakılmaksızın yayımlanmıştı, çünkü tarihsel açıdan ilerici bir gelişmeyi, İslam bilimini ve ilerici kültürünü tanıtmaktaydılar. Fuat Sezgin'in siyasi görüşü, hiçbir şekilde onun İslam bilimine ve özellikle de Türkiye'nin de içinde bulunduğu kültür havzasının geleneklerine ve bilimsel birikimine ilişkin yaptığı çalışmaların önemini yadsımayı gerektirmez.

İslam uygarlığının önemini değerlendiren ve benim de makalemi içeren aşağıdaki kitabı tavsiye ediyorum." (Sadık Usta - facebook yorumu)  


GERCEKEDEBİYAT.COM