Melih Cevdet Anday'ı anıyoruz

Melih Cevdet Anday'ı anıyoruz

27 Kasım 2019 - 339 kez okundu.

Türk şiirinin büyük şairi Melih Cevdet Anday, vefatının 17. yılında anılıyor.

Şairliğinin yanı sıra tiyatro oyunu, roman, deneme ve makale yazarı olan Anday, 13 Mart 1915'te dünyaya geldi. Ankara Gazi Lisesi'nden 1936'da mezun olan Anday'ın aynı yıl "Ukde" isimli şiiri Varlık Dergisi'nde yayımlandı.

Melih Cevdet Anday, lisenin ardından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne girdi ancak tamamlamadan ayrıldı.

Sosyoloji öğrenimi için 1938'de Belçika'ya giden şair, iki yıl sonra 2. Dünya Savaşı çıkınca yurda döndü.

Usta edebiyatçının şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem, Yön adlı dergilerde okurla buluştu.

Anday ile lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat "Garip Akımı"nı başlattı ve 1941'de "Garip" isimli şiir kitabını çıkardı. Veli ve Rifat ile aynı şiir çizgisinde yürüyen Anday, duygu bakımından arkadaşlarından ayrıldı.

İlk şiirlerinde yaşama sevinci, savaş karşıtlığı ve aşkı işledi

Hasan Ali Yücel'in tavsiyesiyle Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü'ne memur olarak atanan Anday, 1942'den itibaren Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık, Ankara İl Halk Kütüphanesi'nde memurluk ve çevirmenlik yaptı.

Daha sonra İstanbul'a yerleşen Anday, 1953-1954 arasında "Akşam" gazetesinde sayfa sekreteri olarak çalıştı ve gazetenin sanat-edebiyat sayfasını hazırladı.

Başarılı yazar, 1958-1964 yıllarında Tercüman, Büyük Gazete ve Cumhuriyet gazetelerinde yazılarını kaleme aldı. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik-diksiyon öğretmenliğine 1954'te başlayan Anday, 1977'de emekli oldu.

Melih Cevdet Anday, 1964-1969 yıllarında TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunurken, 1979'da ise UNESCO Genel Merkezi Kültür Müşaviri olarak Paris'e gitti.

İlk dönem şiirlerinde kısa üçlüklerde yaşama sevinci, savaş karşıtlığı ve aşk temalarını işleyen Anday, "Rahatı Kaçan Ağaç" şiiriyle duygudan düşünceye yöneldiği döneme geçerek dünya sorunlarını düşünür. "Yan Yana" ve "Telgrafhane" şiirleriyle toplumcu şiire yönelen usta şair, 1963'te kaleme aldığı "Kolları Bağlı Odysseus" ve "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış" şiirleriyle ise mitolojik unsurlara ve tarihe yönelerek, evrensel değerleri ve Anadolu'daki eski uygarlıkları işler.

Gazeteci yazar Hıfzı Topuz, yeni kitabına konu olan Anday ile yakın dostlukları olduğunu belirterek, "Tam 27 yıl sürdü bu dostluğumuz Melih'le. Melih'i bana Vala Nurettin tanıttı. İşsizdi, İstanbul'a gelmişti. Vala, 'Bu çocuğa bir iş bulalım. Bir şeyler yapsın.' dedi. Ben yazı işlerine falan bakıyordum, Bir otoritem vardı gazetede, Vala da köşe yazarıydı. Melih'e dışarıdan röportajlar yaptırmaya başladım. Sonra kitap sayfası diye bir sayfa yaptırdım gazetede. Melih'e bıraktım bunu. Melih 'Ömür Boyu Kitap' sayfasını yaptı. O ara Melih'in bütün arkadaşları gazeteye gelip gidiyordu. Sonra Melih'e bir sabotaj oldu gazetede. Çalışmasını engellediler, baltaladılar. Necdet diye bir adam vardı, patronun damadıydı. Futbolcuydu, kaleciydi. Gazeteye bir ara hakim oldu. Melih'i de gazeteye sokmama kararı aldı. Melih artık başka işler bulmuştu. Gazete dışında yaşayabilecek hale gelmişti. Konservatuvarda öğretmen oldu. Başka yerlere yazı yazıyor, ders veriyordu ve kendini kurtarmıştı. Onunla uzun süre mektuplaştık ben Paris’teyken. O bana yazıyordu, ben ona yazıyordum. Onun yazdıklarını saklıyordum. Melih'in mektupları ölümünden sonra elime geçti. Hepsini aldım, değerlendirdim ve Melih kitabını öyle çıkardım. 110 mektubu vardı. Kitap ortaya çıktı." demişti.

Roman ve şiir kitaplarının yanı sıra çok sayıda çeviriye de imza attı

Anday, eserlerinde kendi adı haricinde Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu adlarını da kullandı.

Orhan Veli ve Oktay Rifat ile kaleme aldığı Garip adlı şiir kitabının dışında 1946'da "Rahatı Kaçan Ağaç", 1952'de Telgrafhane, 1956'da "Yanyana", 1962'de "Kolları Bağlı Odysseus", 1970'te Göçebe Denizin Üstünde", 1975'te "Teknenin Ölümü", 1978'de "Sözcükler", 1981'de "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış", 1984'de "Tanıdık Dünya", 1989'da "Güneşte", 1995'te ise "Yağmurun Altında" adlı şiir kitaplarını okuyucuyla buluşturdu.

Şiir ve roman çevirileri de yapan usta edebiyatçı, aralarında "Aylaklar", "Gizli Emir", "İsa'nın Güncesi", "Meryem Gibi " ve "Birbirimizi Anlayamayız" adlı romanlar ile "İçerdekiler", "Mikadonun Çöpleri", "Yarın Başka Koruda","Dikkat Köpek Var", "Ölüler Konuşmak İster", "Müfettişler" ve "Ölümsüzler" adlı tiyatro oyunlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza attı.

Oyunları başta Devlet Tiyatrosu ve Şehir Tiyatroları olmak üzere çeşitli tiyatro grupları tarafından izleyiciyle buluşmayı sürdürüyor.

Melih Cevdet Anday, 1970'te TRT Roman Armağanı, 1973'te TDK Çeviri Ödülü, 1976'da Yeditepe Şiir Armağanı, 1978'de Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1981'de İş Bankası Büyük Ödülü, 1984'te Enka Sanat Ödülleri, 1991'de TÜYAP Onur Ödülü, 2000'de ise Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü'nün sahibi oldu.

Usta edebiyatçı 28 Kasım 2002'de İstanbul'da 87 yaşında yaşama veda etti.