Kenzaburo Oe / Ali Volkan Erdemir

Kenzaburo Oe / Ali Volkan Erdemir

09 Mayıs 2019 - 913 kez okundu.

Kenzaburo Oe (1935), Nobel Edebiyat Ödül töreninde yaptığı konuşmanın başında çocukluğundan söz eder ve Japonya’nın Shikoku adasında, ormanlık bir vadinin içinde bulunan köyünde yaşadığı günlerde okuduğu iki kitaptan nasıl etkilendiğini anlatır. Birincisi, Huckleberry Finn’in Maceraları, diğeri ise The Wonderful Adventures of Nils’dir[i]. İlkini okuyunca, çocukluğunda evde bulamadığı esenliği geceleyin ormanda ağaçlar arasında uyurken bulmuş olmasından duyduğu suçluluk duygusundan kurtulduğunu söyler. İkincisinde ise kahramanın küçük bir insana dönüşüp kuşların dilini anlamasını ve onlarla yaptığı macera dolu seyahatleri okumaktan aldığı keyfi dile getirir.

Aynı konuşmada bahsettiği konulardan biri de üç çocuğu içinde en büyük ve doğuştan zihinsel engelli oğlu Hikari’dir. Hikari’nin Japoncada “ışık” sözcüğünü karşıladığını belirtir. Bebekliğinden itibaren sadece kuş seslerine tepki veren Hikari, bir gün göl kenarında öten kuşları gösterip, “Bunlar su tavuğudur,” der.  Altı yaşındadır ve ancak o günden sonra anne ve babasıyla sözlü iletişim kurabilir.



Oe, yazarın işinin, soytarının işi ile aynı olduğunu, üstelik yazarın üzüntüsünü de dile getiren soytarı olduğunu iddia eder. Çoğu eserinin iki romanındaki ana temalara dayandığını belirtir: Yeni doğan çocuğunun özürlü olduğu gerçeğiyle yüzleşme çabasını konu alan Kişisel Bir Sorun[ii] (1964) ve II. Dünya Savaşı sonrası Japonyası’nda modern kültür ile köy yaşamı arasındaki farkı konu eden Sessiz Çığlık [iii] (1967).

Soytarının işine benzettiği yazarlık mesleği Kenzaburo Oe’ye 1958 yılında Japonya’nın en itibarlı edebiyat ödüllerinden biri olan Akutagawa Ödülü’nü kazandırır. Bunun üzerine eleştirmenler, Oe’yi, Yukio Mishima’dan beri en önemli genç yazar olarak işaret eder. Sonradan alacağı ödüller bu yargının doğruluğunu kanıtlar niteliktedir. 1964’te aldığı Shinchosha Ödülü’nü, 1967’de Junichiro Tanizaki, 1983’te Jiro Osaragi izler; 1973’te Noma Ödülü’nün ardından sıra 1994 yılındaki Nobel Edebiyat Ödülü’ndedir. 1994 yılında Japonya’da kültür ve sanat alanında verilen Order of Culture’ı ise, bu ödülün Japon İmparatoru’nu ilahlaştırma çağrışımı içerdiğini söyleyerek reddeder. Diğer yandan, 2007 yılından beri Japonya’nın en saygın yayınevlerinden Kodansha tarafından başarılı bulunan genç yazarlara Oe Kenzaburo Ödülü verilmektedir.

1968 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’nün en güçlü adaylarından Yukio Mishima’nın “çirkin” olarak nitelediği Oe, Mao, Sartre, Chomsky gibi ünlülerle röportaj da yapmış, içlerinde en iyi hatırladığı ve arkadaş olduğu düşünürün ise Chomsky olduğunu açıklamıştır. Çünkü atom bombasının Japonya’ya atıldığı gün ABD’de şenlikli kutlamalar yapılırken, Chomsky ormana gizlenmiş ve gece yarısına kadar oradan çıkmamıştır.

Tokyo Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı öğrenimi gören Oe, eserlerini Japon yazınında yeni bir tarz oluşturmak isteğiyle kaleme aldığını ve yüz yirmi yıldan beri süregelen klasik Japon edebiyatı stilini kırmaya çalıştığını belirtmiştir. Tarzının karışık ve anlaşılması güç olduğu yönünde eleştirilen Oe, günümüzde dünya çapında ün kazanan Haruki Murakami’nin yazım tarzını “açık ve sade Japon üslubu” olarak değerlendirir.

Eleştirmen Takashi Tachibana, “Hikari olmasaydı, Oe edebiyatı da olmazdı,” der. Hikari’nin sadece yazın yaşamında değil özel hayatında da önemini vurgulayan Kenzaburo Oe, inanç konusunda da kendine özgü bir tarza sahiptir. Dua etmediğini ancak her gün iki şeyi mutlaka yaptığını anlatır. İlki, değer verdiği düşünür ve yazarların kitaplarını her gün en az iki saat okumak. İkincisi ise, her gece Hikari’yi uyandırıp, tuvalete götürmek. Ancak, yatağına uykulu halde dönüp üzerini örtmeyi ihmal eden Hikari’nin üzerine battaniyeyi hep Oe örtermiş.

Oe Kenzaburo, Jibun no ki no shita de adlı kitabında Japonya’nın dünya çapında ünlü orkestra şefi Seiji Ozawa ile 2000 yılının yazında Nagano’da karşılaştığından söz eder. Ozawa burada gençlerden kurulu orkestraya müzik eğitimi vermektedir. Oe, Ozawa’nın enerjisinden ve gençlerle yakından ilgilenmesinden çok etkilenir. Bu durumu şöyle ifade eder: “Ozawa, kalbi durduğunda, çalıştırdığı bu gençlerin yüreklerinde yeni bir yaşamın devam edeceğini düşünerek büyük bir şevkle öğretiyor olmalı.”[iv] Ve ekler “Ben de bugüne değin bir yazar olarak öğrendiğim şeyleri, daha geniş bir kesime, çocuklara aktarmam gerektiğini düşünmeye başladım.”[v] Bu düşünceden hareketle kaleme aldığı Jibun no ki no shita de, Kenzaburo Oe’nin yaşamından özel kesitler sunarken, aynı zamanda Oe’nin gözünden Japon toplum ve kültürünü de yansıtır. 1999 yılında misafir öğretim üyesi olarak Free University of Berlin’de bulunan Oe’nin Berlin’de yaşayan Japon çocuklara okuduğu bu yazının Almancası, Alman gazetelerinde de yer almıştır.vi]

Yapıtlarıyla yakaladığı evrensellik, özel yaşamındaki insancıllığa bağlanabilecek Kenzaburo Oe, son yıllarda çocuklara ilettiği birikimleriyle de yeni nesilde fikirleriyle yaşayacaktır. Ne var ki bu önemli yazarın ülkemizde yukarıda söz ettiğim kitaplarının dışında çevirisi Kurbanı Beslemek[vii] ile sınırlı kalmıştır.


Kaynakça

“Kenzaburo Oe, The Art of Fiction,” Interviewed by Sarah Fay, the PARIS REVIEW, No: 195. 2010.

Oe, Kenzaburo, “Japan, The Ambiguous, and Myself”, in Les Prix Nobel. The Nobel Prizes 1994, Editor: Tore Frängsmyr, Nobel Foundation, Stockholm, 1995.

Oe, Kenzaburo.  Jibun no ki no shita de içinde “Naze kodomo wa gakkou ni ikaneba naranai no ka,” Asahi Shinbunsha, Tokyo, 2001, ss. 7-20.

Richie, Donald. Japanese Literature Reviewed, ICG Muse, Inc, New York, 2003, ss. 464-471.

[i] Yirmi beş yıl önce TRT’de Pazar sabahları “Uçan Kaz” adıyla çizgi filmi gösterilirdi.

[ii] Japonca aslından çeviren: H. Can Erkin, Can Yayınları, 2010, (2018, 6. Baskı).

[iii Çeviren: İlknur Özdemir, Altın Kitaplar, 1995.

[iv]Oe, Kenzaburo.  Jibun no ki no shita de içinde “Naze kodomo wa gakkou ni ikaneba naranai no ka.” Tokyo: Asahi Shinbunsha, 2001.s. 30.
[v] Ae., s. 31.

[vi] Age, s. 88.

[vii]Japonca aslında çeviren: Ali Volkan Erdemir, Can Yayınları, 2015 (2019, 4. Baskı).

Ali Volkan Erdemir

GERCEKEDEBİYAT.COM