Kayıhan Keskinok ve Zincirlenmeye Alışmamış Anadolu Genci! / Ahmet Yıldız

20 Nisan 2017 - 4245 kez okundu.

Kayıhan Keskinok ve Zincirlenmeye Alışmamış Anadolu Genci! / Ahmet Yıldız

Kayıhan Keskinok’un resimlerinde kollarını bacaklarını açmış, sürekli hareket halindeki insanları nereye koyabiliriz diye düşündüğümüzde, yurt edindiği toprağa devrimci bir ruhla hala bakabilmenin bilincine diyebiliriz rahatça.

Sanatçının “niyeti” çoğu kez sanat yapıtının arkasında kalsa da (Çünkü yaratım sürecinde yanınızdan ayrılmayan şeytan sizi başka alanlara, çoğu kez de uçurumlara götürür!) teknik beceri ve entelektüel zenginlikle yaratılan estetik güzellikte, kavramsal isyânkarlığın -neredeyse- işlevsel bir isyânkarlığa ulaşmasına gerçekte kimse engel olamaz.

Sosyal ve politik geçerliliğin (şu sıralarda demode olsa bile) yarattığı aura, “ünlü” bir isme sahip olup da spekülasyon(lar)la sağlanan “meta değeri” olmuş bir yapıttan her zaman için çok daha güçlüdür. 

Dürüst ve içten olmak sanatın temeli değil midir? 

Kayıhan Keskinok’un resimlerinde, Diego Rivera’daki “muralist” yan, yerel öykülerle süslenmiştir. Ya da Cezanne’ın vurguladığı “resimde üç boyutlu bir yanın daima olduğu” savını Keskinok, renkler için söyler.

Ateş kırmızısının ateş yeşiline karıştığı tuallerde figürler hep mor renge süzgeçlik yapan bir tülbentle örtülüdür. Hareketin temelini bu figürler ve onların boyutlandırılmış renkleri oluşturur.

Mor ve yeşil ancak ateş kırmızısıyla bir hareketlilik sağlayabilir; bu da Keskinok resminde vardır.

Eleştirmenler, Henri Matisse'in resimleri için “Figürler kompozisyonun kaynağı değil, tamamlayıcı öğeleridir” derler. Keskinok’da ise figürler kompozisyonun tamamlayıcısı değil bizzat kaynağıdır.

Hareket ve heyecan “genç” ressamlardan beklenip de bir türlü görülmeyen türdedir. “Yaşlı” ressamlardan beklenen serinkanlılığı ve ölçülülüğü Kayıhan Keskinok’un resimlerinde boşuna aramayın. 

Cumhuriyet fikri ta Fransız Devriminden beri heyecan vericidir. Keskinok da, Fransız Devrimiyle mucize devrim Anadolu Devrimi hep kesişir. Böylece ortaya Anadolu denen büyük gücün resme etkisi çıkar.

Kayıhan Keskinok resimlerindeki hareketin kaynağı tarihtir. Tarih, renklerin arasına karışarak “sürekli” bir “devrim” durumu yaratır.

Keskinok, Cumhuriyet Devrimi’nin yaşayabilmesi için sürekli bir devrimci durum içinde olunmasının gereğini bilmektedir. Belki de bunun için Gılgamış, “üzerine salınmış” boğaya saldırırken kararlıdır ya da zincirlenmeye alışmamış bir Anadolu gencinin geniş göğsündeki alev renkleri bizi de yakar. 

Atlar, Keskinok resminde çok önemlidir. Atlar gücün ve hareketin simgeleridir. Bir o kadar da masumiyetin ve bağlılığın. Avni Arbaş resimlerinde, figürün çevresinden arka planın gittikçe silinmesinin tersine Keskinok’da atlar, günümüz değersizlik dünyasında, her değerin çatlayıp yok edilmeye çalışıldığı dünyada insanların öyküleriyle birlikte verilir.

Kayıhan Keskinok’un resimleri birer “Cumhuriyet” resimleridir. Şimdilerde gözden düşürülmüş Cumhuriyet’in, ilk yıllarındaki devrimci coşku tuvallerde kıpırdıyor.

Türk bayraklarıyla donanmış flamaların altında evlenen genç kızlar ve genç erkekler, gül sepeti taşıyan genç kızlar, hatta sirkte motosiklete binen kızlar bile gelecekten umutlu, pırıl pırıl bir ülkenin neşeli, ırkçı olmayan, ruh sağlığıyla donanmış gürbüzlükte modern bireylerdir. 

Çoğu devrimciyi, bu kısa tarihinde çok yormuşa benzeyen bu güzel ve hep hor görülmüş ülke, sürekli devrimci ruhta kalınması gerektiğini hala çocuksu bir masumiyetle Kayıhan Keskinok resimlerinde bağırmaktadır.

Ahmet Yıldız

Büyük Yapıtlar Küçük Yapıtlar

(s.211)