Kanon 2010 dergisi... Dertleşme ve yedek santrfor

Kanon 2010 dergisi... Dertleşme ve yedek santrfor

14 Ekim 2018 - 865 kez okundu.

 

Kanon 2010, dertleşme ve yedek santrfor

Büyük emekle hazırladığımız dergimize kavuştuk.

Pazartesi İstanbul, takip eden günler içinde de diğer illere dağıtım yapılacak.

Emek veren çok değerli yazar ve şairler var. (Habil Arabacı, Leyla Arsal, Aytaç Arslan, Aysun Bahar Asar, Umut Cemal, Burak Ş. Çelik, Ömer Erdem, Fuat Eren, Uğur Ergün, Özkan Eroğlu, Mert Mevlüt Gökçe, Serkan Işın,  Emre Gürkan Kanmaz, Mehtap Suiçmez, Baki Ayhan, Gizem Uysalcan, Hasan Yurtoğlu ve derginin dizgisi konusunda bize yardımcı olan Semih Samyürek)

Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Dergi ile ilgili bazı bilgiler paylaşmak istiyorum. Daha doğrusu dergi üzerinden sizlerle dertleşmek istiyorum.

Dergiye yüzlerce mail geldi. Katkı sunmak isteyenlere yaptığımız değerlendirmeyle ilgili yeterli uzunlukta bir cevap veremedik. Bu yüzden birçok arkadaşımıza karşı mahcubum. Edebiyatçı dostlarımız sağ olsun birçok nitelikli eser gönderdi. Ancak derginin sayfa sayısı kısıtlı olduğu için hepsine yer veremedik. Bazı yazarlara ikinci sayıda yer vereceğiz.

Biliyorsunuz bazı dergiler isim sıralaması yaparken derginin "star"larını kapakta başa koyup gençleri ise aşağılarda bir yerlere sıkıştırıyor. Bizim dergimizde herkes "star" olduğu için isimleri alfabetik sıraya göre sıraladık. (Soyadı) Bize göre bizim dergimizde yazan 90 yaşındaki yazar da saygındır, 15 yaşındaki yazar da. Hiç kimsenin hiç kimseye bir üstünlüğü ya da saygınlık fazlalığı bulunmamaktadır. Bizim gözümüzde herkes eşittir. Bugün olduğu gibi bundan sonra da statüsü, unvanı, yaşı, dili, dini, ırkı fark etmeksizin herkese karşı yaklaşımımız bu anlayış çerçevesinde olacaktır.

Son günlerde bazı dedikodular dönüyor. "Dergi çıkaracak parayı nasıl buldu? Kesin biri destekliyor.", "Birilerinin adamı bu." vs. gibi.

Daha önceleri de "Birilerinin maaşlı elemanı" gibi aptalca iftiralar atılmıştı bana. Gülüp geçiyorum bunlara. Birilerinin adamı olanlar, birilerinden destek görenler, birilerinin maaşlı elemanı olanlar atıyor bu iftiraları çünkü.

Kendileri birilerinin adamı, birilerinin maaşlı elemanı, bir edebiyat tarikatının müridi oldukları için beni de kendileri gibi zannediyorlar. Hayatları boyunca görüp görebilecekleri en bağımsız insana alçakça iftira atıyorlar. Biz dergimizde bu "Çamur at izi kalsın." anlayışlı insanlara da karşı çıkacağız.

Kâğıt fiyatlarından sızlanmadan dergimizin satış fiyatıyla ilgili bazı bilgiler aktarmak istiyorum. Biz bu işe -şu an edebiyat dünyasında yer alan birçok derginin aksine- para kazanmak için değil, para kaybetmek için girdik. Tüm dergiler satsa dahi yatırdığımız paradan daha az bir miktar elimize geçecek. Dergimizde herhangi bir reklam katkısı ve alın terimiz dışında herhangi bir sponsorumuz bulunmamaktadır.

Reklam vermek isteyen kişi, kurum ya da kuruluşlar varsa kanonikibinon@gmail.com adresinden bizimle iletişime geçebilir.

Bir de liberallerin sitelerinde yazıp henüz okumadıkları derginin çizgisini eleştiren arkadaşlar için bir ekleme yapayım: Benim çizgim, geçmişim, durduğum yer belli. Bu eleştirilerinizi dergiyi okuyup yapsaydınız benim açımdan sorun yoktu. Ancak siz okumadığınız dergiyi liboşlardan öğrendiğiniz şekilde "etiketleyerek itibarsızlaştırmaya" çalışıyorsunuz. Ne tesadüftür ki bu sayıda "Çok Şey Söyleyip Hiçbir Şey Anlatmama Bilimine Giriş" adlı bir yazı yazdım. Bu yazıda hiç okumadığı metne eleştiri yazan insanların dramını gözler önüne serdim. Bu arkadaşlara önerim dergiyi okumaları ve içinde bulundukları trajediyi bir de benim gözümden görmeleri. Bu dergi vasıtasıyla öğrenecekleri birçok şey var. Kim bilir belki vasatlıklarını aşabilmeleri için bu dergi bir fırsat olur. Fırsatları değerlendirmelerini dilerim.

Son olarak derginin kuruluşunda emeği geçen kurucu kadromuzda yer alan ve maddi manevi birçok fedakârlıkta bulunan Eray Sarıçam, Gülhan Tuba Çelik ve Eyüp Tekin'e ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum, eğer onlar olmasaydı bu dergi de olmazdı.

Derginin arka kapağına kurucu kadromuzun isteğiyle dergiye ithaf ettiğim "Yedek Santrfor" adlı şiirimi koyduk. Bugün dergiye baktığımda bunun çok da isabetli bir karar olduğunu düşünüyor, onların emeğini göz önünde bulundurduğumda ben bu derginin ancak "Yedek Santforu" olabilirim diyorum.


KAAN EMİNOĞLU